Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » 118 İsrail » Suriyeli mülteciler İsrail hakkında ne düşünüyorlar?

Suriyeli mülteciler İsrail hakkında ne düşünüyorlar?

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


syrian refugee

Almanya’da mülteciler Esad ile İsrail’i ‘aynı’ olarak görüyorlar. Ancak asıl sıkıntıları Batı’nın onları kurtarmayı başaramamış olması.
Almanya’ya göç eden mültecilerle ilgili araştırma yapmak için Berlin’e gittiğimde, cevabını en çok merak ettiğim soru aklıma geldi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad kendi halkını bombalamaya başladığı 2011’den beri merak ettiğim soru şuydu; artık bu hükümetin gerçek rengini gördüğüne göre, uzun süredir düşman olarak gördüğün İsrail’e karşı bakış değişmiş miydi? Düşmanının düşmanı dostun olabilir miydi?
İsrail ile ilgili düşüncelerinde komplo teorileri politik teorilerden daha çok yer tutuyor. Şaşırmamam gerekirdi aslında ama kimliklerini mezhepleri üzerinden tanımlıyorlar.. Bu nedenle Alevi, Sünni, Şii ve Kürt ayrımı Arap ve Yahudi ayırımından daha öncelikli bir konu.
Sahil şehri Tarsus’tan 17 yaşındaki Halit el-Hasan’a göre İsrail ve Esad aynı şey. Suriye-İsrail sınırında yıllarca süren sükuneti ve Esad’ın

haberi yapan Uri ve Suriyeli mülteciler

haberi yapan Uri ve Suriyeli mülteciler

İsrail’in hava saldırılarına cevap vermedeki başarısızlığını anlattı.
Halep’ten 22 yaşındaki hukuk öğrencisi Emad Halil Arap Orta Doğu’sunda kabul gören bir teoriyi tekrarladı; İsrail bayrağındaki iki mavi çizgi Nil ve Fırat’ı temsil ediyor. Davut’un yıldızı ise Mısır’dan Irak’a olan bölgeyi kontrol etmek istediğini simgeliyor. “Suriye’yi ziyaret edebilirsiniz ama bizden toprak alamazsınız.” Bayrak efsanesinin doğru olmadığını anlattığımda, bir belgeselde izlediğini söyledi.
Suriyeli Kürtler Tel Aviv’deki öğretmen maaşları ile ilgili sorular sordular. Bir Suriyeli anne ise madem hepimiz Adem ile Havva’dan geliyoruz neden geçinemediğimizi sordu.

Batılı kulaklarıma anlatılanlar bilgisizlik ve cahilce eldi. Ancak tartışma dürtümü bastırdım. Onları hatalarını göstermek değildi amacım. Dünyayı nasıl gördüklerini anlamaya çalışmaktı.
Son dört yıldır iç savaş yaşayan Suriyeliler eskiye oranla İsrail hakkında konuşmakla pek ilgili değillerdi. Asıl konuşmak istedikleri Batı’nın onlara yardım etmekteki başarısızlıkları.
Deir es-Zur’dan 45 yaşındaki Hadiya Suleiman’ın 18 yaşındaki oğlu IŞİD tarafından yola yerleştirilen bir bomba nedeniyle ölmüş. Obama seçildiğinde o ve birçok Suriyelinin mutlu olduğunu anlatıyor. Ancak Suriye devrimi sonrası eylemsizliği yüzünden fikrini değiştirmiş. Beş çocuğu kurtulan Suleiman suçu Obama’ya atıyor. “İstese savaşı durdurabilirdi.” Bunun sebebi olarak Amerika’daki ‘Yahudi lobisini’ gösteriyor. ABD politikası Suriyelilerin birbirini öldürmesinden hoşnut derken, IŞİD’in yükselişini de ABD’nin Irak işgalini yanlış yönetmesine bağlıyor.
Bir yıl önce Almanya’ya gelen işsiz bir Suriye Kürdü olan 30 yaşındaki İdris Abdullah, IŞİD için ABD’yi suçlamanın haksızlık olduğunu söyleyerek IŞİD’in yükselişini Esad’a ve iç savaşın başlamasından kısa bir süre sonra hapishaneleri boşaltmasına yoruyor. Ancak ABD’nin kararlılıkla hareket etmekteki isteksizliğinin zayıflığını gösterdiğini düşünüyor. Özellikle Rusya’nın kararlılığı ile karşılaştırıldığı zaman.

Soruları cevaplayanardan İdris Abdullah

Soruları cevaplayanardan İdris Abdullah

Kırım’ı örnek vererek “Rusya kazanıyor, ABD kaybediyor” dedi ve ekledi; “Hepimiz Amerikan hükümetinden nefret ediyoruz hiç bir şey yapmadığı için, Amerikan halkından nefret etmiyoruz.”

El-Hassan mültecilerin Avrupa’da nasıl karşılandığını görünce hayal kırıklığına uğradığını anlattı. Özellikle Suriye’nin yıllarca Irak, Lübnan ve Filistinli mültecileri kabul ettiğini düşününce. Almanya’ya ulaşıncaya kadar Macar ve Sırbistan’da çok kötü muamele gördüğünü, dövüldüğünü, yatacak yer verilmediğini anlattı. Körfez ülkelerinin mülteci kabul etmediğini hatırlatınca, “Araplar bizi sevmez,” diyor. Suudi Arabistan gibi ülkelerin sıkı kontrol altında tuttukları halklarının mültecilerin gelmesiyle daha çok özgürlük talebiyle bozulabileceğinden korktuklarını söyledi.
17 milyon Suriyeli savaş yüzünden yerlerinden oldular. 2 milyon Türkiye’de, 1 milyondan fazlası Lübnan’da, 600 bini Ürdün, 250 bini ise Irak’a gitti. Almanya 800 bin kişiyi kabul edeceğini açıkladığında Suriyelilerin Avrupa’ya doğru tehlikeli yolculuğu yeniden hız kazandı. ABD şimdiye kadar 1500 Suriyeliyi kabul etti. Son gelişmeler üzerine tüm ülkelerden mültecileri kabul eden kanunu yıllık 70 binden 100 bine çıkardı. Ancak bu sayı sadece Suriyelileri kapsamıyor.
Berlin’de sadece Suriyeliler yok. Gezdiğim kamplarda Pakistanlı, Eritreli, Rusça konuşan Orta Asyalılar ve daha birçok ülkeden kişiler var. Bazıları savaştan kaçıyor ancak çoğu ekonomik olasılıklar için göç etmiş.
Almanya’nın sunduğu olanaklara rağmen Suleiman savaş bittiğinde Suriye’ye dönmek istiyor am dönecek pek bir şey kalmamış olabilir. Kuveyt’e gitmeye izin alamayan, Suudi Arabistan tarafından reddedilen Suleiman’ın bir çocuğu Avusturya’da diğer 4’ü kendisiyle beraber. “ama Suriye, hala benim evim.”

 

kaynak: timesofisrael

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 384 other followers

%d bloggers like this: