Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » Benjamin Netanyahu » Facebook Intifada

Facebook Intifada

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Aşağıda sizlere sunduğumuz makale Micah Lakin Avni tarafından kaleme alınmış New York Times gazetesinde yayımlanmıştır.

Üç hafta önce, babam Kudüs’ün Armon Hanatziv bölgesinde otobüsteydi. Otobüsteyken, Doğu Kudüs’lü teröristler kafasına ateş ettiler ve defalarca bıçakladılar. Bilincini yitirmiş şekilde Kudüs Hadassah Hastanesine götürüldü. Babam hayatı için savaş verirken, aklımda tek bir soru vardı; iki genç Filistinliyi babam dahil bir otobüs dolusu insana vahşice saldırmaya iten neydi?

photo: Daniel Zender

photo: Daniel Zender

Babam Richard Lakin, hayatını İsrail-Arap barışına adamıştı. 1980’lerde ABD’den İsrail’e taşındığımızdan beri kariyerini İsrailli ve Arap çocuklara İngilizce öğretmek üzerine yoğunlaştırmıştı. Dr. Martin Luther King ile 1960’larda birlikte yürümenin verdiği tecrübe ile İsrail İran’ı Seviyor adlı iki ülke halklarını yakınlaştırmayı amaçlayan sosyal medya girişiminin kurucu üyelerinden oldu.
Saldırı duyulduğunda, babamı tanıyan ve yaptıklarını takip eden birçok Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi Kudüslü hasta yatağına koştular, dualarını esirgemediler. BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon bile İsrail ziyaretinde babamı görmeye geldi.
Yoğun bakımdaki babama acil şifalar dilemek için gelenlere baktığımda, fark ettiğim bir şey oldu. Şu an Orta Doğu’daki durumu en çok etkileyen dünya liderleri ne Ban Ki Moon’du ne de Netanyahu. Etkileyenler Facebook ve Mark Zuckerberg ile Twitter ve Jack Dorsey ve onlar gibi her gün kullandığımız sosyal medya platformunu şekillendiren genç girişimciler idi.
Teröre karşı savaş sürerken Twitter ve Facebook’tan bahsetmek garipsenebilir ancak İsrail’deki son terör dalgasının da gösterdiği gibi bu konu oldukça önemli. 76 yaşındaki babamı öldürmek için o otobüse binen gençler tek başlarına karar vermiyor. Bir tanesi sıkı bir Facebook kullanıcısı ve şehit olma isteğini paylaşmıştı bile. Büyük ihtimalle Filistin sosyal medyasında dolaşan onlarca yol gösterici yazılar ve kılavuzluk eden videolardan faydalandılar. Tıpkı son haftalarda paylaşılan bu resim gibi. İnsanın anatomik yapısını gösteren ve en çok hasar için bıçağın nereye batırılması gerektiğini anlatan bu resim de binlerce kez Facebook’ta paylaşıldı.
Babam da bu medyanın bir parçası oldu. Vurulma ve bıçaklanma videosu saldırıdan birkaç saat sonra kutlama mesajları ile birlikte paylaşıldı ve daha çok Filistinli gencin sokağa çıkıp Yahudi öldürmesini teşvik eden çağrılar eklendi. Bu tür resimler, YouTube videoları ve yorumlara her saldırı sonrası rastlanıyor.

Kudüs'te gerçekleştirilen otobüs saldırısı ve saldırıda hayatını kaybeden Richard Larkin (sağ üstte)

Kudüs’te gerçekleştirilen otobüs saldırısı ve saldırıda hayatını kaybeden Richard Larkin (sağ üstte)

Babam beni ifade özgürlüğü konusunda hassas olarak yetiştirdi. Ancak ifade özgürlüğü ile korunmak istenen şey şiddeti teşvik etmesi durumunda tehlike altında. Nasıl ki kalabalık bir tiyatroya ateş açmanın tehlikeli olduğu herkesçe kabul ediliyor, online şiddet teşvikinin de bir tehlike olduğu kabul edilmeli ve daha fazla kişi zarar görmeden durdurulmalı.
Büyük bir sosyal medya eğlence yerine dönüşen platformlardaki her paylaşımın takibinin haklı olarak mümkün olmadığını belirten firmaların ifade özgürlüğü kadar nefret söylemi ile de savaşmaları gerekir. Ve bu tür firmaların kavraması gereken şiddet teşvikinin finansal veya lojistik bir sorun değil moral değerleri ile alakalı olduğu gerçeğidir.
Bu terör dalgası diğerlerinden daha farklı. Teröristler bu kişileri seçip eğitmiyorlar. Herhangi genç kadın ve erkekler sosyal medyadaki nefret ve kanlı mesajlardan etkilenip konuyu ve baltaları ele almaya karar veriyorlar. Silah üreticilerinin sorumlu tuttuğumuz gibi benzer talebi ilham kaynağı ve katillere kullanım kılavuzu sağlayan sosyal medya platformlarından da istemeliyiz.
Bu konudaki ilk çözüm resmi bir şikayet beklemeden bu tür paylaşımları kaldırmak. Politik fikrini söylemek bir şey, gelecekteki teröristleri yetiştirmek için el kitabı yayınlamak başka bir şey. Bu anlamda İsrailli bir STK firmanın içeriği daha iyi kontrol etmesi ve kabul edilemez içeriği kaldırması talebiyle Facebook’a karşı yargı yoluna başvurdu geçen hafta. Ailem de davaya iştirak etti. Ancak halen nefret söylemi kültürünün yayılmaması için firmaların bu konuya eğilmeleri gerekiyor. Mesela Reddit sadece -tecavüzü teşvik eden gruplar gibi- kabul edilemez içerikleri kaldırmakla yetinmedi, bazı grupları diyaloga yönlendirdi. Ellerindeki araçlarla şiddet ve nefreti kabul etmeyen bir online kültürünün yerleşmesine çalışıyorlar.
Ne yazık ki babam için çok geç. Saldırıdan iki hafta sonra hayatını kaybetti. Vefatını duyan tüm Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi arkadaşları en sevdiği resmi paylaştılar anısına; Arap ve İsrailli iki çocuk birbirlerine kol atmış poz veriyorlar altta da “coexist -birlikte yaşama” yazıyor.

kaynak: nytimes

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 384 other followers

%d bloggers like this: