Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » Filistin » Dünya neden İsrail’de süregelen terör dalgasını görmezden geliyor?

Dünya neden İsrail’de süregelen terör dalgasını görmezden geliyor?

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Aşağıda yayımladığımız makale The Telegraph gazetesinde yayımlanmış, Arsen Ostrovsky tarafından kaleme alınmıştır.
tas atan
Bu tür saldırılar tek başlarına gerçekleşmez. Bu acımasız saldırıların arkasında destekleyici Filistin altyapısı yatıyor.
Geçtiğimiz hafta ülkem İsrail ve başkentimiz kutsal Kudüs daha önce örneği görülmemiş bir Filistin terör dalgası içine girdi. Geçen hafta Eitam ve Na’ama Henkin acımasız bir biçimde Filistinli teröristler tarafından arabalarının içinde katledildiler. Şimdi yetim kalan dört çocukları Matan, 9, Nitzan, 7, Neta, 4, ve Itamar, 9 aylık olay sırasında arka koltuktaydılar ve mucize eseri yara almadılar. Hayatları ise tamamı ile değişti. Birkaç gün sonra iki İsrailli daha ölümüne bıçaklandılar Kudüs’te. Öldürülenlerden biri, iki yaşındaki kızının elinin tutuyordu kendisine saldırıldığında. Daha çok hayat söndü, aileler parçalandı.
İki hafta önce, Alexander Levlovitz Roş Aşana (Yahudi yılbaşı) yemeğinden evine dönerken arabasına taş atarak arabanın kontrolünü kaybetmesini sağlayan Filistinliler tarafından öldürüldü. Son 48 saatte Kudüs, Tel Aviv ve İsrail’in neredeyse her tarafında 150’den fazla saldırı gerçekleşti; bıçaklama, ateş açma, taş atma ve araba ile yayaların üstüne sürme. Buna rağmen uluslararası toplum nedense benim halkıma karşı işlenen bu terör saldırıları karşısında sessiz. Bizim kanımız daha mı ucuz? Yahudi hayatı değersiz mi? Hata yapmayalım. ‘Öyle olsaydılar’, ‘amalar’ veya ‘belkiler’ olmasın. Tek bir sebeple hedef olduk: “Yahudi olduğumuz için.”
tas atan2
Avrupa’nın birçok sorunu olduğunun farkındayım; IŞİD; Suriyeli mülteci akını peki ya biz? Biz sayılmıyor muyuz?
Birçok lider, özellikle de Avrupalılar İsrail’i yerleşimler konusunda kınamakta zaman kaybetmiyorlar. Ancak konu bu terör saldırıları olduğunda benzer kınama sözleri için kendilerine zaman tanıyorlar. İnsan Hakları Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü de benzer şekilde.
Bu saldırılarla ilgili basın kuruluşlarına baktığımda, mesela BBC, nasıl konuyu saptırıp mantık ve gerçeklerle oynayıp suçu İsrail’e atabildiklerine şaşıyorum.
En üzücü olansa uluslararası liderlerin İsrail’in kendini savunma hakkı karşısında itidal çağrısı yapması. İtidal mı?
Bir an için Londra, Paris, Washington veya Moskova’da yaşayanlara İslamcı teröristlerin üzerilerine araba sürerek, silah veya bıçak ile saldırıldığını düşünün. Liderler nasıl davranırlardı? Sözde liberallerin İsrail’e karşı boykot kampanyası yürüten BDS’yi desteklerken, Filistinlilerin Yahudilere karşı giriştiği bu terör saldırıları karşısında sessiz kalmalarına ne demeli?
İsraillilerin diğer ülke halkları gibi güvenlik içinde ve terörden uzak yaşamaya hakları var. Devlet ve güvenlik güçlerimiz de bunu sağlamak için gereken önlemleri almakla yükümlü.
İsrail’de gerilim, özellikle de Kudüs’te gittikçe artıyor. Bu terör dalgası, geçen sene Hamas’ın Gazze’den attığı roketlerden farklı. Orada hiç olmazsa Demir Kubbe ve sığınağa gidebilmek için 15 saniye bile olsa zamanımız vardı. Fakat burada durum çok farklı ve kişisel bir terörist sokağa çıkıp seni gözüne kestirip soğuk kanlılık içinde seni öldürmeye karar verdiğinde.
Birçok yorumcu bu saldırıları ‘yalnız kurt’ların işi olarak tanımlıyor. Peki kaç tane yalnız kurt gerekli bunu organize bir terör saldırısı dalgası olarak tanımlamak için?
Sonuçta bu saldırılar tek başlarına gerçekleşmiyor. Bu acımasız kıyımların arkasında Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas liderliğindeki destekleyici Filistin altyapısı yatıyor. Onun nefret, şiddete teşvik ve bu tür saldırıları meşrulaştırma çabaları yatıyor.

Filistin Lideri Abbas BM'de konuşma yaparken

Filistin Lideri Abbas BM’de konuşma yaparken


Bir hafta önce BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mahmud Abbas bu saldırılara yeşil ışık yaktı. 16 Eylül’de Filistin televizyonuna yaptığı konuşmada gururla şöyle dedi; “Kudüs için akıtılan her damla kanı kutsuyoruz. Allah’ın yardımıyla her şehit cennete gidecek. El Aksa bizimdir. Kutsal Kabir Kilise de bizimdir. Yahudilerin pis ayaklarıyla onu kirletmeye hakları yoktur.
Ve insanlar hala merak ediyor bu teröristler nereden bu motivasyonu alıyor.
Sadece Filistin Yönetimi bu barbarca saldırıları kınamamakla kalmadı. Şimdi de İsrail’i kendini savunduğu için suçluyor. Abbas gerçekten de söylendiği gibi bir barış adamı mı?
Ancak Filistinli liderler terörizmi kınadıklarında, İsrail ve Yahudi halkına nefret ve şiddeti teşvik etmekten vazgeçtiğinde gerçek bir barışın ümidi doğabilir. Filistin Yönetimi, dünyanın Filistin Devletini tanıması için ısrar ederken bu devletin nasıl bir devlet olacağına da karar vermeli. Barışı teşvik eden mi yoksa terörü taçlandıran mı?
Temmuz ayında yaptığı bir konuşmada İngiltere Başbakanı David Cameron açıkça belirtti. Eğer ‘Londra’daki şiddet olayları suçtur ama İsrail’deki canlı bombalar farklı bir konu derseniz, o zaman sen de problemin bir parçasısın.” Filistin terörünü kınamayan veya bahane bularak konuyu önemsizleştirmeye çalışanlara bir sözüm var benim de – “o zaman sen de problemin bir parçasısın.”

kaynak:The Telegraph

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 383 other followers

%d bloggers like this: