Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » Filistin » İran’ın sözlerine inanmayın, yaptıklarına bakın

İran’ın sözlerine inanmayın, yaptıklarına bakın

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Aşağıda sizlere sunduğumuz makale İsrail İçişleri Bakanı ve Filistin ile yürütülen müzakerelerde baş müzakereci Silvan Shalom tarafından kaleme alınmış , The Guardian gazetesinde yayımlanmıştır.

Illustration by Ben Jennings

Illustration by Ben Jennings

Hareketler sözlerden daha güçlüdür. Bu gerçek roket ve bomba patlama sesinin yazılı sözlerin üstünü kapattığı Orta Doğu’da ise belki daha da geçerli. Biz İsrail’de tüm bunları biliyoruz. Onlarca yıldır roket ve silahların menzilindeyiz. Zamanla ve çok zor şeyler tecrübe ederek sadece yaptıklarının senin hayatta kalmanı sağladığını öğrendik. Verilen yazılı sözlerin değil. Bizim çevremiz oyunu Batı’nın kurallarına göre oynamıyor. Ve bölgedeki tek demokrasi olarak değerlerimizi kötüye kullanan düşmanlarla savaşmanın ne demek olduğunun çok iyi biliyoruz.
Bölgemizde, yıkıcılık bakımından bir rejim diğerlerine fark atıyor. Bu aynı rejim, kendi yaptıklarını diplomasiyi kullanarak ve uluslararası toplumun kısa süreli hafızaları olduğunun bilincinde kamufle etmeye çalışıyor. Tahran’daki Ayetullah’lar bize barış sever, Orta Doğu’da istikrarı isteyen bir rejim olduklarını ve Viyana’daki nükleer anlaşmanın bu gayelerinin delili olduğuna inanmamızı istiyorlar. Ancak gerçek farklı bir şey söylüyor ve bu retorikle tamamen çelişiyor.
İran rejimini anlamak için ne söylediğine değil ne yaptığına bakmak lazım. Ve kendinize sorun bu hareketler Batı çıkarları hatta Batı değerlerine uygun mu.
İran dünyanın önde gelen terör sponsoru. Hizbullah, Hamas, filistin İslami Cihat’ı, Yemen’deki Husileri ve kendisi de bir terör sponsoru olan Suriye rejimini destekliyor ve silah sağlıyor. İran, Devrim Muhafızları’nı kullanarak tüm dünyada terör saldırıları düzenliyor. Asya’dan Avrupa’ya ve Amerika’ya kadar.
Rejimin ayrıca Afrika ve Latin Amerika’da da öldürücü saldırılar yaptığı terör hücreleri var. Buenos Aires’te 85 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Amai Yahudi Merkezi bombalaması ile ilgili birçok İranlı yetkilinin İnterpol’de kırmızı ara bülteni var.

silvan shalom

Silvan Shalom

İran’ın yıkıcı bölgesel rolü ülke içindeki suçlarda da kendini gösteriyor: ‘ılımlı’ cumhurbaşkanı Hasan Ruhani döneminde sadece bu yıl 700 kişi idam edildi. Nüfus oranına göre bakıldığında tüm ülkelerden daha yüksek bir sayı. Geyler de bu kişilerin arasında çünkü homoseksüellik ‘suçunun’ cezası ölüm. Dini azınlıklar da bu listeye eklenebilir.
Birleşmiş Milletler’e göre İran’daki insan hakları durumu günümüz rejimi ile daha da kötüleşiyor. Gazeteciler, avukatlar, muhalif politikacılar tutuklanıyor.
İran’ın askeri nükleer çalışmaları iyi bir şekilde dokümante edilmiş durumda. Tahran onlarca yıldır nükleer silah elde etmek için gizlice çalışırken ancak muhalif gruplar tarafından ortaya çıkarıldığı zaman sürdürmekte oldukları nükleer programlarını kabul ettiler. Görüşme masasına oturmaları ise ancak sert uluslararası yaptırımlardan sonra gerçekleşti.
Viyana anlaşması imzalanmasına rağmen bugün bile hala Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun İran’ın nükleer faaliyetlerinin askeri boyutu ile ilgili endişeleri geçmiş değil. Ruhani’nin kendisi Avrupa başkentleri ile görüşmenin gizlice askeri nükleer programı ilerletmek için nasıl yararlı olduğunu açıklamıştı.
İran’ın liderleri tweet atar, Batı basınında makaleleri yayınlanırken, kendi ülkelerinde Twitter, Youtube, Facebook dahil sosyal medya yasak. Blogger’lar ve online aktivistler ise fikirlerini sanal ortamda paylaştıkları için hapis istemiyle karşı karşıyalar.
Bu nedenle İran’ın sözlerinden şüphe duymalıyız ve hareketlerine odaklanmalıyız. Birçok ülkede gerçekleşen terör saldırıları, Esad rejiminin, Hizbullah, Hamas, İslami Cihat’ın finansmanı, toplu infaz, geylere, siyasi aktivistlere yapılan eziyet, özgür düşünceye yapılan sansür ve askeri nükleer programında daha önce yaptığı hileler. İran Batı’nın temel değerlerinin hiç biri ile bağdaşmıyor bu konularda. Viyana nükleer anlaşması bu konuların hiç birini içermiyor veya İran’ın tutumunu değiştirmesi için bir baskı yaratmıyor.
Yıllar önce dışişleri bakanı olduğum dönemde Avrupalı liderlerden biriyle yaptığım sohbette İran’a uygulanacak daha sert yaptırımların petrol varil fiyatını 100 doların üstüne çıkarabileceğini söylemişti. Ona cevabım önce yaşayan şeylerin daha sonra hayat standartları sorunları ile uğraşmak gerekir olmuştu. Batı, ekonomik çıkarların ötesine bakmalıdır. Ve Tahran’daki Ayetullah’lar ile ortak değerlere sahip olup olmadıklarını tartmalılar. İran dışişleri bakanının Guardian’da yazdığı gibi Tahran barış anlaşması imzalamadı. İran Batı demokrasisinin verdiği araçları kullanıyor, baskıdan kurtulabilmek için.
Tahran’ın amaçları söz konusu olduğunda açıkgözlü olmalıyız. Eğer geçmiş bir şey öğretmediyse olan şudur; terör devam edecek, bölgesel yıkıcı rolü ile birlikte ve askeri nükleer projesini tamamlayacak.

 

kaynak:theguardian

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 380 other followers

%d bloggers like this: