Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » BM » İsrail’e farklı davranıldığının 10 göstergesi

İsrail’e farklı davranıldığının 10 göstergesi

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Aşağıda okuyacağınız makale AJC (Amerikan Yahudi Komitesi) başkanı David Harris tarafından kaleme alınmış The Huffington Post gazetesinde yayımlanmıştır.
TenWaysIsraelTreated230x150

Uluslararası sistemde İsrail’in diğer ülkelere nazaran farklı standartlara maruz bırakılıyor. İsrail diğer ülkeler gibi dikkatli incelenmesi gerektiği gibi, eşit davranılması da lazım. Ne daha fazla, ne daha eksik.

Birinci olarak, İsrail BM üyesi olup var olma hakkı sürekli tehdit altında olan tek ülke. Yahudi halkının bu topraklarla bağlantısının yüzyıllara dayandığı dünyanın en çok okunan kitabı Tevrat’ta da birçok kez belirtiliyor. Öte yandan İsrail 1947 yılındaki BM tavsiyesi ile kuruldu ve 1949 yılından beri bu kurumun üyesi. Buna rağmen bir devletler, kuruluşlar ve kişiler korosu İsrail’in siyasi meşruiyetini sorguluyor.
Kimse başka ülkelerin meşrutiyetini konu etmeye cesaret edemiyor oysa bir bölümünün meşruiyeti İsrail’den çok daha sorgulanabilir durumda. Bunlar arasında kaba güçle, işgalle veya uzaktaki haritacılar tarafından kurulanlar var. Bunların arasında bayağı arap ülkesi de var. O zaman neden sadece İsrail? İsrail’in dünyadaki tek Yahudi devleti olması ile bir ilgisi var mı?

İkincisi, İsrail BM üyesi olup başka bir BM üyesi tarafından yok edilmekle tehdit edilen tek ülke. Bir düşünün. İran liderleri, Lübnan ve Gazze’deki uyduları ile birçok kez İsrail’i haritadan silmekle tehdit etti. Soykırımsal bir yıkım tehdidi alan başka ülke var mı?

Üçüncüsü, İsrail başkenti Kudüs’ün diğer ülkelerce tanınmadığı tek ülke. Bu durumun saçmalığına bakın. Yabancı diplomatlar Tel Aviv’de yaşıyorlar ancak tüm işlerini Kudüs’te yapıyorlar. Hiç bir Batılı devlet İsrail’in Kudüs’ün batısındaki varlığını sorgulamazken, başbakanlık, meclis ve dış işleri bakanlığının bulunduğu bu bölümde yabancı elçilik yok.
Hatta bu dünya şehirlerine pasaporttaki doğum yeri bölümünde baktığınızda garip bir şey göreceksiniz; Paris, Fransa; Tokyo, Japonya; Pretoria, Güney Afrika; Lima, Peru ve Kudüs, ülkesiz, yetim de diyebilirsiniz.

Dördüncü olarak, BM’nin mülteci konusuyla ilgilenen iki kurumu var; dünyanın tüm mültecileriyle ilgilenen UNHCR ve sadece Filistinlilerle ilgilenen UNRWA. bu fark sadece iki yapı ve iki bürokrasi değil. Aslında iki farklı amacı var.
UNHCR mültecileri yeniden yerleştirmek için çalışıyor, UNRWA bunu yapmıyor. 1951 yılında dönemin UNRWA Başkanı John Blanford 250 bin mülteciyi komşu arap ülkelerine yerleştirmek istediği zaman bu ülkeler kızıp red ettiler bu teklifi. Bu, Blanford’un görevi bırakmasıyla sonuçlandı. Mesaj alınmıştı, bir daha hiç bir BM yetkilisi Filistinlileri yeniden yerleştirmek için baskı yapmadı.
UNRWA ile UNHCR’nin mülteci tanımları da farklı. UNHCR evlerini terk edip kaçanlar olarak tanımlarken, UNRWA 1948 yılında mülteci durumuna gelenlerin soyu olarak tanımlıyor. hiç bir genel sınırlama olmaksızın.

Beşinci, İsrail tüm yaşam ve savunma savaşlarını kazanmasına rağmen barış maddeleri kaybeden taraf tarafından dikte edilmeye çalışılan tek ülke. bunu yaparken de ironik olarak birçok ülkeden de destek alıyorlar. Oysa o ülkeler savaştan zaferle çıktıklarında sınırları kendileri -evet kendileri- belirlediler.

AJC Başkanı David Harris

AJC Başkanı David Harris

Altıncı olarak, İsrail BM İnsan Hakları Konseyi’nde özel bir ajandaya sahip tek ülke; numara 7. Başka hiç bir üye ülke için, seri insan hakları ihlalcileri Kuzey Kore, Suriye, İran ve Sudan dahil, böyle ayrı bir ajanda yok. Orta Doğu’nun tek liberal demokrasine bu şekilde davranılıyor çünkü kötüler vagonları kuşatarak birbirlerine arka çıkıyorlar. Ve İsrail’e karşı birleşip otomatik çoğunluk oluşturuyorlar.

Yedincisi, İsrail bu yıl Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık hakları ihlalcisi olarak suçlanan tek ülke. Bu karar İsrail’in Suriyeli ve Hamas kontrolündeki Gazze’deki Filistinli yaralılara dünya standartlarında medikal yardım yapmasına rağmen verildi. bu karar Yahudi veya Yahudi olmayan tüm vatandaşlarına dünyanın en uzun ömür süresi sağlamasına rağmen. bu karar, Haiti veya Nepal’de, nerede insani bir kriz olursa oraya ilk tıbbi yardımda bulunanlar arasında olmasına rağmen verildi. Bu karar, tıp dünyasında çığır açan ve herkesin kullanımına yarayan gelişmelere öncülük etmesine rağmen verildi. bunları birçok ülke için pek söyleyemeyiz.

Sekizincisi, İsrail üç BM örgütünün günlük saldırılarına maruz kalan tek ülke. Bu kurumların tek amaçları Filistin davasını ilerletmeye çalışırken İsrail’i suçlamak. Filistin halkının haklarını koruma komitesi, İsrail’in Filistinlilerin insan haklarını etkileyen kararlarını araştırma komitesi ve BM politika merkezinin Filistin hakları bölümü.

Dokuzuncu, İsrail yıllık olarak 20 BM genel kurur kararı ile suçlanan tek ülke. Ayrıca İnsan Hakları Komisyonu gibi birçok kurumdan sayısız önlem kararı çıkarılan tek ülke.
Şaşırtıcı olan, İsrail her yıl, tüm 192 ülkenin toplamından çok karara konu oluyor. Tek bir kurum hariç; beş kalıcı üyenin veto hakkı bulunduğu Güvenlik konseyi. Diğerleri hep çoğunluk kararına göre hareket ediyor. Dünya ülkelerinin üçte ikisi bağlantısızlar hareketine üyeyken, ve başkanı olarak İran gibi bir ülkeyi seçebiliyorsa, Venezüela da yardımcısı, bu aslında herşeyi açıklıyor.

Ve son olarak onuncusu, İsrail BDS boykot hareketi tarafından hedef alınan tek ülke. İsrail’in komşuları dahil gerçek insan hakları ihlalcisi ülkelere karşı önemli bir kampüs hareketi görüldü mü? bunlar kafa keserek insanları infaz ettiler, zorla din değiştirttiler, Hıristiyanları kovdular, sivillere kimyasal yüklü varil bombaları attılar, Filistinlilerin haklarını çiğnediler, küçük yaştakiler dahil toplu cezalandırdılar…
Herhangi üniversite grubu İsrail dışında başka bir ülkeye öğrencilerin yolculuğunu engellemeye kalkıştı mı UCLA’deki gibi? İsrail ile ilgili olmayan avrupalı aşırı solcularla dolu herhangi bir filo duydunuz mu?
İsrail dışında başka bir ülkeden çekilmekleri için baskı gören firmalar gördünüz mü?
Politik gerçekler göz önüne alındığında, bu saydıklarımın herhangi bir tanesi bile çifte standardı ve iki yüzlülüğü gösteriyor. Ve daha kötüsü, bu liste tamamlanmış değil.
Eskiden bir reklam vardı, Levi’s sevmeniz için Yahudi olmanıza gerek yok diye. İsrail’e yapılan bu haksız tutumdan rahatsız olmanız için İsrail yanlısı bir aktivist olmanıza gerek yok. Değerlere karşı yaplan bu haksızlıktan rahatsızlık duymak gerekir.

kaynak: huffington post

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 380 other followers

%d bloggers like this: