Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » 118 İsrail » Küçük Prens, Ein Gedi’yi görse çok beğenirdi

Küçük Prens, Ein Gedi’yi görse çok beğenirdi

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Küçük Prens

Küçük Prens

Ölü Deniz’e yakın bir Kibutzda, botanik bir cennet büyüyor ve içerisinde Saint-Exupery’nin alt-üst ağacı da var.
Adem ile Havva Eden bahçesinden kovulmuş olabilir, ama şanslı olan torunlarından bazıları Kibutz Ein Gedi ile bu bahçeye dönmüş sayılır.
Kibutz, 1953 yılında Yahudiye’nin çöl yamaçlarında kuruldu ve 1400 yıl sonra bu bölgede kurulan ilk Yahudi yerleşimi oldu. Negev çölünde kurulanlar gibi Ein Gedi’de de Yahudiler çölü canlandırdılar. İlk başta hurma ağaçları ve greyfurt yetiştirerek çevre pazarlara satmayı planlamışlarsa da, genç çiftçiler evlerinin önüne hiç bıkmadan küçük çiçekler ektiler. Bahçeler hayal edemeyecekleri kadar gelişti ve dünyanın farklı noktalarındaki tarım enstitüleri farklı tohumların çöl ortamında nasıl yetişeceğini araştırmak için kibutza akın ettiler.
Sonuçlar inanılmazdı: Akıllı sulama ile birlikte iklim koşullarının eşsiz kombinasyonu, anayurtları Afrika ve Akdeniz olan bitkilerin Ein Gedi’de daha başarılı bir şekilde üremesine olanak verdi. Bu başarı ile kibutz 1994 yılında Uluslararası Botanik Bahçesi olarak tanımlandı. Günümüzde binden fazla farklı bitkiye ev sahipliği yapıyor.

Ein gedi botanik bahçesi (credit: shmuel bar am)

Ein gedi botanik bahçesi (credit: shmuel bar am)

Kibutz sakinlerinin evlerinin bahçeye yakınlığına rağmen botanik bahçe ziyaretçileri kabul ediyor. Ein Gedi bahçeleri inanılmaz bir manzaraya da sahip; doğuda Ölü Deniz’in maviliği, batıda uçsuz bucaksız kahverengi tepeleriyle çöl, üstünüzde safir mavisi bir gökyüzü, çevrenizde ise botanik bahçelerinin bereketli yeşili.
Eid Geni’de ilk dikkat çeken adı Monstera olan ve canavar anlamına gelen tropik, koyu yeşil, mumlu dev bir bitki. Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde dini törenler bu pençe görünümlü bitki ile gerçekleştiriliyor. Baharda ‘Alev ağacı’ olarak adlandırılan Madagaskar kökenli ağaçlar kırmızı-turuncu çiçeklerini açıyorlar. Brezilya kökenli Jakaranda ise yaz aylarında çan şeklindeki yapraklarının mor-mavi renkleriyle göz alıyor. Tropiklerin Frangipani adlı çiçekleri ise bahçede dolaşırken kırmızı, mor ve parlak beyaz renkleri ile dikkat çekiyor. Gelinler bu çiçeklerle saçlarını süslüyorlar.

Ein gedi botanik bahçesi (credit:shmuel bar am)

Ein gedi botanik bahçesi (credit:shmuel bar am)

Ein Gedi sakinleri Baobab’ları ile gurur duyuyorlar. Antoine de Saint-Exupery’nin başyapıtı Küçük Prens’te de bahsedilen Afrikalıların alt-üst ağacı olarak adlandırdıkları bu ağaç, inanışa göre şeytanın hışmına uğramış. Şeytan baobab’ın dallarını toprağa doğru bükerken kökleri havaya fırlamış. Bu bahçelerde baobab ağaçları Afrika ve Madagaskar’da yetişen kuzenlerinden daha büyük. Kalın gövdesi, beyaz çiçekleri ve garip meyvesi ile dikkat çekiyor. Meyvesinin şekli ekmek somununa benzediğinden ‘Maymun ekmeği ağacı’ olarak da adlandırılıyor.
Tevrat’a göre Saba Melikesi İsrail topraklarını ziyaret ettiğinde develer ve baharatlar getirdi (Krallar 10:2). Yerel inanışa göre melike yanında ayrıca, özsuyundan yapılan parfümü ile erkekleri deli eden bir balsam ağacı da getirdi. Kleopatra tarafından da kullanıldığına inanılan bu ‘erkek-tavlayıcı’ merhemin olağanüstü iyileştirici özellikleri de bulunuyor. Bazıları bu ağacın Kral Süleyman tarafından Ein Gedi’ye dikildiğine inanıyor.

Eın Gedı Botanik bahçesi (credit:shmuel bar am)

Eın Gedı Botanik bahçesi (credit:shmuel bar am)


Yahudiler Ein Gedi’ye ilk defa Saba Melikesi’nden bir veya iki yüzyıl sonra yerleştiler. İlk yerleşim günümüz kibutzunun birkaç kilometre güneyinde yer alıyordu. Çiftçilikler uğraşan bu yerleşimcilerin zenginliklerinin bu parfümün üretiminden geldiği söylenir. Bazı araştırmacılar bu balsamın, Yeremiya’nın kitabında bahsedilen belesenk yağı olduğuna inanır.
Tarihçiler İsrail krallarının balsam yağını kullandıklarını ve o dönem saray için balsam yağı üretiminin olduğunu söyler. Nasıl üretildiği ise bir sır olarak korundu. Günümüzde Ein Gedi iki farklı balsam ağacı yetiştiriyor ve bir tanesinin Saba Melikesi’nin Kral Süleyman’a hediyesi olan ağacın ailesinden geldiğini umuyor.

 

kaynak: times of israel

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 384 other followers

%d bloggers like this: