Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » Hamas » Neden uluslararası terörle mücadele çabaları bu kadar zayıf?

Neden uluslararası terörle mücadele çabaları bu kadar zayıf?

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Aşağıda sizlere Türkçe tercümesini sunduğumuz makale William Tobey tarafından kaleme alınmış, The Boston Globe gazetsinde yayımlanmıştır.

international terror

11 Eylül saldırısı uluslararası terörün en büyük örneklerinden biri

 

Son günlerde ardı ardına yaşanan trajik olayların zorunlu tanıkları durumuna geldik. Paris’te bir mizah dergisi ve Kaşer ürünler satan bir markete radikal İslamcıların yaptıkları saldırı, Nijerya’daki korkunç katliam, IŞİD’in daha fazla masum insanı rehin alması, Yemen’de Şii isyancılarının başlattığı darbe. Bu görüntüler ekranımızdan hiç sonu gelmeyecekmiş gibi akarken, ortak insani paydaya bakmaya mecburum.
Terör karşıtı mücadelenin başladığı son on yılda bu konuda birçok gelişme yaşanmış olsa da ilk baştaki engeller özgürlükler konusunda sorunlar çıkardı. Son on yılda diplomatik ve politik dünyada sorunlar yaşandı; uluslararası normların uygulanması gerekirken uygulanmadı.
İlk sorun 28 Eylül 2001’de yaşandı. BM Güvenlik Konseyi 1373 numaralı kararını kabul ettiğinde, diplomatik yolla terörle mücadele etmek isteyenler tarafından yeterli görülmüştü. Neden görülmesin ki? Bölüm VII’ye uygundu ve uluslararası işbirliği için gerekenleri karşılıyordu. BMGKK 1373’e göre devletler terör finansmanını engellemeli, hiçbir şekilde teröristlere destek vermemeli, vatandaşlarının teröre karışmasını engellemeli, teröristlere güvenli bir bölge oluşturulmamalı, teröristlerin dolaşımını engellemeli, teröristleri adalete teslim etmeli ve bu konuda diğer devletlerle işbirliğinde bulunulmalı.
Yol planı gayet açıktı ama bu yol oldukça engebeliydi. Neden mi? Çünkü terör sponsoru olan devletler işbirliğine yanaşmadılar. Onları zorlamak için bir yol bulmalıyız. Bir çözüm bulunmalı. Çünkü Cihatçıların tehditleri ve yarattıkları korku en sonunda demokratik toplumların temelini sarsacak.
1373’ün dışında uluslararası terörle mücadele toplumu iki ana ve sorunlu konu ile de ilgilenmeli; terörizmin tanımı ve terörizmi destekleyen ideolojilerin yayılmasını engelleme. Bu iki konu benzer düşünen ülkelerin işbirliği kadar çatışmasını da beraberinde getirdi.
Terörü destekleyen ülkeler de bu sorunlardan yararlandılar. İran yukarıda bahsedilen Yemenli Şii asilerini, Hizbullah ve Hamas’ı destekledi. Hizbullah gibi bir örgütü AB’nin terör listesine eklemek yıllar aldı. İlk defa 2004’de teklif edildi ve ancak 2013’te Bulgaristan’da beş İsrailliyi öldüren saldırısından sonra ancak Hizbullah listeye eklendi. Arada geçen zaman terör gruplarının tanımında uzlaşmaya çalışmakla geçti. Bunlar 1373 ve diğer diplomatik zayıflıkları gösteriyor. 2001’de kabulünden beri birçok saldırı oldu. Fransa, Nijerya, Suriye, Yemen bunların sadece örnekleri. Son olmayacakları da gözüküyor.
Tüm bu trajedilerden bir iyi yön bulunması gerekirse, tüm olanlar bizim diz çökmemiz içindi ancak tam tersine bizim ayakta, güçlü durmamızı sağladı. Bundan sonra da prensiplerimize bağlı kalarak ayakta kalmak ve hiç duraksamadan savaşmaya devam etmek gerekiyor.

 

kaynak:The Boston Globe

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 382 other followers

%d bloggers like this: