Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » 118 İsrail » Türkiye-İsrail ilişkilerine müzikal destek

Türkiye-İsrail ilişkilerine müzikal destek

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Yafa şehrinin kalabalık caddelerinden birinde altı kişiden oluşan bir müzik grubu eski Osmanlı müzikleri ile seyircileri mest ediyor. Dışarıdaki masalarda insanlar sosyalleşirken, içerde bir oturma odası büyüklüğündeki salonda geleneksel ve klasik Türk müziği çalıyor. Türk müziği, son yıllarda İsrail’de oldukça revaçta.
Grubun adı Harel Shachal ve Osmanlılar ve her pazartesi akşamı saat tam 11’de Shafa Bar’da sahne alıyorlar. Sahneye çıkmalarıyla dansözler ve masanın üstünde dans eden müşterileriyle mekan bir dans pistine dönüşüyor.

musical harmony
Grubun lideri Shachal, Arap müziğinden oldukça farklı ve daha zor olan Türk müziğini öğrenmeye ve öğretmeye gönül vermiş biri. New York’ta caz müzisyeniyken Türk müziğini keşfeden ve yıllar boyunca Türkiye’yi ziyaret eden Shachal, burada dersler aldı ve ilham için hep geri döndü. “İlk İstanbul’a indiğimde kendimi burada doğup büyümüşüm gibi hissettim,” diyen Shachal, klarnet dersleri de aldı. Öğrendikçe diğer tüm müzik türlerini bırakan Shachal, Türk müziğine odaklanmaya karar vermiş. ABD’den İsrail’e beş yıl önce dönen müzisyen, Türk müziği konusunda kurslar düzenliyor ve çoğu müzisyen otuz öğrencilik kapasitenin her seferinde dolduğunu söylüyor. Farklı mekânlarda sahneye çıkan Shachal, ilk döndüğünde klasik Türk müziğinin İsrail’de fazla bilinmediğini ama şimdi etnik müzik kategorisinde önemli bir yer tuttuğunu söylüyor.

Harel Shachal ve Osmanlılar

Harel Shachal ve Osmanlılar

1949 yılında İsrail’i tanıyan ilk Müslüman çoğunluklu ülke olan Türkiye ile ilişkilerin son yıllarda kötü gitmesine rağmen Shachal müziğin ebedi, politikanın ise geçici olduğunu savunuyor. Pew araştırmasına göre Türk halkının sadece % 2’si İsrail hakkında olumlu düşünüyor, % 86’sı ise olumsuz düşünüyor. Shachal ise son dönemdeki olumsuz İsrail algısının müziğini etkilemediğini söylüyor. “Sanat zaman testini geçecektir,” diyen müzisyen, üzerinde çalıştığı müziklerin 120 yıllık Osmanlı eserleri olduğunu söylüyor ve “o zaman bugünkü sorunlar yoktu,” diye ekliyor.
Kudüs doğumlu şarkıcı ve etnomüzikolog Hadass Pal Yarden, 1999 yılından itibaren altı yıl İstanbul’da yaşadı ve bu süre zarfında Ladino ve Türk müziği eğitimi aldı. Türk müziği konusunda İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek lisans diplomasına da sahip. Bu dönemi “harika” olarak tanımlayan Yarden, o yıllarda bir İsrailli olarak Türkiye’de yaşamanın sorun olmadığını söyledi.
2004 yılında Osmanlı Yahudilerine ait dini ve laik müzikler içeren ‘Yahudice’ isimli bir albüm çıkaran Yarden, albümü İstanbul’da kaydettiğini ve Türk hükümetinden destek aldığını anlatıyor. Türk-İsrail ortak yapımı olan bu albüm için Türk müzisyenlerle beraber ABD ve Avrupa turnesine çıkmışlardı. Ancak şu anki durumun çok farklı olduğunu ve politikanın her şeyi etkilediğini ekliyor.

“Türk insanı Osmanlı mirasına sahip ve Osmanlılar tüm kültürlere açıktılar. Türkiye’de yeşeren yeni antisemitizm çok üzücü.” Son albümünün tanıtımı için Berlin’e giden Yarden, orada kendini evinde hissettiği Türk mahallelerini ziyaret ettiğini anlattı.
Türkiye-İsrail ilişkilerinin iyi olduğu dönemlerde İbrahim Tatlıses gibi önemli Türk sanatçılar İsrail’de konserler veriyorlardı. Tatlıses daha sonra Yasmin Levy’yi kendi TV programına konuk etmişti. Ancak Yarden’e göre dünya çapında önemli bir Ladino sanatçısı olan Levy bile Türkiye’de konser anlaşması yapmada zorlanabilir.
Bu konuda istisnalar da var. İsrailli metal grubu Orphaned Land Aralık 2013’te dahi Türkiye’de konser verdi ve geniş bir hayran kitlesine sahip. Türk Sufi müzisyen Ömer Faruk Tekbilek ise İsrail’e karşı BDS’nin düzenlediği boykot kampanyasına açıkça karşı çıkıyor ve İsrail’de konser vermeye devam ediyor.

Orphaned Land grubu

Türkiye’de geniş bir hayran kitlesi olan Orphaned Land grubu

Türk müzisyen Mümin Sesler ise uzun yıllar İsrail’de yaşadı ve İsrail pop müziğinde önemli bir yere sahip. Askerlik görevini tamamladıktan sonra 1985 yılında Tel Aviv’de bir Türk kulübünde çalmak için gelen Sesler, “o bir ay on iki yıl oldu,” diye anlatıyor. Kanun çalan Sesler, doğu yönelimli İsrail müziği sanatçıları için aranjmanlar yaptı ve müzikal direktörlüklerini üstlendi. Bu isimler arasında Sarit Hadad, Ofer Levy, Zehava Ben, Lior Narkis, Kobi Peretz, Zion Golan gibi çok ünlü şarkıcılar yer alıyor. İsrail’de yaşamayı seven ve İbranice öğrenen Sesler daha sonra İsrailli bir kıza gönlünü kaptırmış ve evlenmişler. Kiduş yapan ve İsrail vatandaşlığını da alan Sesler’in oğlu Uğurcan İsrail’de doğdu ve altı yaşına kadar İbranice konuştu. Daha sonra İstanbul’a taşınan aile 1997 yılından beri yarı Türkiye, yarı İsrail’de yaşıyor. Sesler’in hem İstanbul hem de Batyam’da stüdyosu var. Yirmili yaşlarında olan oğlu Uğurcan da tıpkı babası gibi Tel Aviv ile İstanbul arasında mekik dokuyan bir çello sanatçısı.

Sesler, Türkiye-İsrail arasındaki ilişkileri İbranice karşılığı kirli olan masriah ile anlatıyor. Halen para kazanabildiğini söyleyen Sesler, Türk müzisyenlerle önümüzdeki yıl piyasaya çıkacak ve Yahudi dini melodilerinde oluşan bir albüm hazırladı ve genç Türk şarkıcı Mehmet Daş için İsrail’de konserler düzenledi. Sesler iki ülke arasındaki ilişkilerin kötü gitmesinde medyayı da suçluyor. Yaz aylarında süren İsrail-Hamas çatışmasını hem İsrail hem de Türk televizyonlarından takip eden müzisyen, Türk tarafının sadece İsrail’in yaptıklarını gösterdiğini ama mesela üç Yahudi gencin Ramazan ayı sırasında kaçırılıp öldürüldüğünü televizyonların göstermediğini söylüyor.
2002’den beri İstanbul’da yaşayan İsrailli perküsyonist ve kompozitör Yinon Muallem ise baba tarafı Bağdat’tan geldiği için Arap ezgileri ile

Türkiye'de yaşayan İsrailli müzisyen Yinon Muallem

Türkiye’de yaşayan İsrailli müzisyen Yinon Muallem

büyümesine rağmen sadece Türk müziği üzerinde çalışıyor. Ut hocası Yurdal Tokcan’ın müzik grubuna giren, Türkçe öğrenen Muallem için iyi bir Türk kız ile tanışmasından sonra hiçbir şeyin önemi kalmamış. Birçok projede Türk ve İsrailli müzisyenlerin bir araya geldiğini söyleyen Muallem, bu sayede bir köprü kurduklarını söylüyor ve iki ülke ilişkilerinin her zaman bugünkü gibi olmadığını ekliyor. Muallem, Yunus Emre ve İspanya’nın mistik Yahudi şairleri üzerine çalışıyor.

 

 

kaynak: timesofisrael


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 388 other followers

%d bloggers like this: