Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » Ekonomi » Hamas’ın zenginliğinin sırrı – Hamas A.Ş.

Hamas’ın zenginliğinin sırrı – Hamas A.Ş.

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Gazze halkı acı çekerken, liderleri ganimeti topluyor.

Musa Ebu Marzuk ve Halid Meşal gibi cihat adına savaşma emri veren Hamas liderlerinin aynı zamanda işadamı oldukları ve Londra, Paris veya New York’taki iş adamlarını kıskandıracak düzeyde finansal imparatorluklar kurduklarını söylemek, konuyu iyi bilmeyen okuyucuları şaşırtabilir, bir bilim kurgu veya propaganda olarak algılanabilir. Ancak Orta Doğu’da, din veya politik söylemler ve dünyevi kazançlar birbiriyle çelişmez hatta genellikle beraber yürürler.

hamas para
Politik ve askeri rollerin bu imparatorluklarla birlikteliğinin sadece Hamas’ın ya da İslami organizasyonların özelliği olduğunu düşünmeyin. İlk Lübnan Savaşı zamanında Tyre bölgesinde İsrail’in askeri valisi olarak görev almaya başladığımda yerel polis şefi ile tanışmak istemiştim. Bana kendisinin sadece sabahları uygun olduğunu, öğleden sonraları kendi işi ile ilgilendiği söylenmişti. “İş?” diye merak ettiğimde bir süpermarket zincirinin sahibi olduğunu öğrenmiştim.
Lübnan’da geçirdiğim iki yıl boyunca kamu, polis veya askeriyede olsun her koltuk sahibinin ve çalışanının kendi işi de olduğunu öğrendim. Bahsettiğim polis şefi ona başvuranların kendi marketinden alışveriş etmesini şart koşuyordu mesela. Dünyanın bu bölgesinde çıkarların çatışması, şeffaflık ve kamu verimliliği gibi Batının değerleri daha az tanındığı ve daha az uygulandığı için, Orta Doğu’nun birçok politik lideri kamu görevlerini servete giden yol olarak görüyor. Liderlerinin servetinin küçük bir bölümüne sahip olabilmek için birçokları da bu yolu kabul ediyor.
Batı Şeria ve Gazze’de durum Lübnan’dakinden çok da farklı değil. Filistin Yönetimi’nde önemli pozisyonlara gelmek için yarış 1994 yılında Oslo görüşmeleri ile başladı. Bu görüşmelerden ortaya çıkan hükümet, aşağı yukarı tüm Arap ülkelerinde olduğu gibi; merkezi ve yozlaşmış, verimli olmayan, rüşvetin önemli bir rol oynadığı, akrabalarını kayırmanın görüldüğü ve sadece birkaç ailenin devletin tüm tekelinden yararlandığı yönetimler oldu.
Filistin Kurtuluş Örgütü, ana siyasi partisi El Fetih aracılığıyla Filistin Yönetimi’ni idare ediyor. El Fetih uluslararası cömert bir bütçenin de kontrolüne sahip. 1995 ile 2005 yılları arasında, 4 milyon nüfuslu Filistin Yönetimi, endüstri temeli oluşturarak iş imkanı yaratabilmek, halkın yaşam kalitesini arttırmak ve kamu kuruluşları kurmak için 8 milyar dolar yardım aldı. Bu projelerin hiç birinin gerçekleştiğine dair bir delil mevcut değil. Yardımların büyük bölümü kişisel ceplere giderken, kalan ile yeni militanlar yetiştirildi. Petrol, gaz, gıda, sigara ve cep telefonlarındaki tekel, başbakanın ailesi ve bazı kamu yetkililerine ayrıldı. Bu listeye girmeyi başaramayanlardan bazıları sessiz kalmadı. Bir yıl önce Gazze’nin eski üst düzey yöneticisi olan Muhammed Dahlan, Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas’ın 1 milyar dolardan fazla parayı Filistin bütçesinden çaldığı iddiasıyla uluslararası bir dava açtı.
***

Hamas liderlerinden Halid Meşal Katar'da kaldığı ultra lüks otelde spor yaparken

Hamas liderlerinden Haniyeh özel jetinde

1987 yılının sonunda kurulan İslami kökten dinci hareket Hamas, Filistin Yönetimi’ne ayrılan fonda pay sahibi değil. Direniş örgütü, Filistin’in kurtuluşunu savunarak diğer Müslüman Kardeşler kökenli grupların yaptığı gibi küresel cihada katıldı. Bunun sonucunda Hamas daha çok Müslüman inananlardan ve Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar gibi hacılardan oluşan kendi finansal mekanizmasını kurdu. 1990’ların ortasında gerçekleştirdiği terörist saldırılar Filistinlilerin ana koruyucusu olarak yerini oluşturdu ve genellikle nakit olarak gelen gelirlerini arttırdı. Hamas her vakıf binasında bulunan zekat kutularına yapılan bağışlarla gelir elde ederken, bu paraya El Fetih’in el sürmesi veya şiddet kullanımı dışında bu dini kurumlara karışması yasaktı.
2007’de Hamas Gazze’yi kanlı bir darbeyle ele geçirdiğine, daha büyük meblağlar Arap ülkelerinden Hamas’ın kasasına akmaya başladı. Bu durum Gazze’nin Şeriat kurallarına göre yönetilmesinin istenmesinin bir işaretiydi. Batı ülkelerinde ve özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinde başlatılan bağış kampanyasında toplanan yüz milyonlarca dolar, dönemin Hamas politik büro şefi Dr. Musa Ebu Marzuk’a teslim edildi. 2003 yılında Texas federal mahkemesi raporuna göre Ebu Marzuk Batı Şeria’nın her köşesine gayri resmi para aktarmaktan suçlu bulundu. 1990’lardan başlayarak her yıl halkın ihtiyaçları için yapılacak projelerde kullanılmak üzere olduğunu söyleyerek milyonlarca dolar transfer etti. Ama aslında bu paraların bir kısmı intihar bombacılarının ailelerine ödendi, yaralanmış ve yararı olmayan teröristleri rehabilite etmek için kullanıldı. Bu büyük transferlerden Ebu Marzuk da 2 milyar dolar değerinde yatırımların kişisel sahibi oldu.
Ebu Marzuk’un 1995 yılında ABD’de yakalanmasından sonra fonların kontrolü Hamas’ın şimdiki lideri Halid Meşal’e geçti. Ebu Marzuk iki yıl demir parmaklıklar ardında kalırken Meşal Hamas’ın politik büro şefi oldu. Bu görev ile Hamas hazinesinin tek kontrolü kendisine geçmiş oldu. Ebu Marzuk’un 1997’de serbest bırakılmasına kadar geçen zamanda Meşal örgütün kasasını büyütmek için ulaşabileceği tüm Arap ve Müslüman liderlere başvurdu.
Şam’da geçirdiği 13 yıl boyunca (1999-2012) Meşal kurduğu yeni finansman kaynakları ile Ebu Marzuk’unkine erişir bir servete sahip oldu. Meşal parasını daha çok Mısır ve Körfez bankalarına yatırdı, bazıları ile de emlak projelerine katıldı. Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da bulunan ve günümüzde dört gökdelen, 20 katlı bir alışveriş merkezi inşa eden inşaat firması Fadil’in sahibi. Tüm gayrimenkul aile fertlerinin adına kayıtlı.

Hamas liderlerinden Halid Meşal Katar'da kaldığı ultra lüks otelde spor yaparken

Hamas liderlerinden Halid Meşal Katar’da kaldığı ultra lüks otelde spor yaparken

2007 darbesinden sonra Gazze’de zengin olmanın bir diğer yolu ise daha çok İzzeddin el-Kassam Tugaylarının kontrol ettiği, İsrail ve Mısır sınır kontrolünden kaçmak için kullanılan tüneller sayesinde yapılan kaçakçılık. Hamas Başbakanı İsmail Haniye ve bakanları, Gazze’de bu ekonomik araçtan yararlandı ve tıpkı mafyanın yaptığı gibi tüm kontrolünü eline aldı. O günden itibaren Hamas’ın her bölge komutanı kaçakçılık ağından kendi malıymışçasına çıkar sağladı.
Gıda malzemeleri, et, tavuk, çimento, beton, mobilya, gaz, benzin, ilaç… Hepsi oldukça yüksek vergilere maruz kalıyor. Bin dolarlık bir arabadan %25 vergi alınıyor ve her gün 100-200 araç geçiyor. “İthalatçı” çimentoda ton başına 75 şekel (20 dolar) ödemek zorunda. Günde 400 ton çimento tünellerden geçiyor. Ahşap için ton başına 120 şekel vergi alınıyor. Günde 500 ton geçiyor. Dizel benzinin litresi için 2 şekel alınırken günde 6 bin litre geçiyor. Gaz için ise 0,75 şekel alınıyor ve günde 6 bin litre geçiyor. Tünellerin Mısır tarafında, bu ağı yöneten ve tüm gelirden pay sahibi olan kişi ise Müslüman Kardeşler lideri Khirat el-Shalter.
Refah’taki Hamas Lideri Raed al Atar bu sayede on milyonlarca dolarlık servet elde etti. Al Atar kendi kurduğu merkezi yönetim ile her ürünün kendi tünelinden geçmesini sağlayarak kontrolünü sağladı.

Filistinli ekonomistler, tünel kaçakçılığından 1 milyon dolardan fazla gelir elde edenlerin sayısının 1000 ile 1200 kişi arasında olduğunu açıkladılar. Gazze’de yaşayan ve ‘milyoner’ olarak adlandırabilecek kişilerin sayısı ise bu rakamın yarısı kadar. 1 milyar dolar nakit paranın her yıl bu tüneller aracılığı ile geçirildiğini de unutmamak gerekir. Bu miktarın bir bölümü bölge komutanlarına gelir vergisi olarak ödeniyor.
Bir diğer yasadışı gelir kaynağı ise İsrail’in Gazze’den çekilirken geride bıraktığı eski İsrail yerleşimi Gush Katif. Bu topraklar inşaat firmalarına satıldı geliri ise Hamas liderlerinin ceplerine girdi.
Gazze’de bir diğer gelir kaynağı ise İslami bağışlar. Hamas liderleri İran, Katar, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinden önemli miktarda bağış aldılar. Bu bağışlar İslami direniş adına yapıldı ve iki amacı vardı; siyasi düşman İsrail’e karşı veya dini düşman Şii ülkelere karşı. Genel olarak Arap ülkelerinden yapılan bağışları takip etmek ABD ve Avrupa ülkelerinden gelen bağışları takip etmek kadar kolay değil. Bağışlar belli bir proje için verilmiyor ve sebebi ‘genel amaç’ olarak belirleniyor ve çoğu Hamas liderlerine gidiyor.

Hamas'ın sözcülerinden Nunu 'nun Katar'daki otelinden paylaştığı bir fotoğraf

Hamas’ın sözcülerinden Nunu ‘nun Katar’daki otelinden paylaştığı bir fotoğraf

Katar Şubat 2013’te Gazze halkına 250 milyon dolar bağışladı ama bu paranın çoğu bölgeye gelmedi. Mısır’da Muhammed Mursi’nin devrilmesinin ardından Temmuz 2013’te Katar Gazze’ye önce 350 milyon dolar daha sonra da 100 milyon dolar bağışladı. Para Hamas Başbakanı Haniye tarafından teslim alındı. Gazze’ye yakın Al Shati mülteci kampında büyüyen Haniye bugün en azından 4 milyon dolar değerinde ve aile fertlerinin adına kayıtlı birçok gayrimenkulün de sahibi. Diğer kamu görevlileri de hazineden para çalarak kendilerine Gazze’de veya dışında şık evler ve büyük şirketler kurdular.
Tüm bu bilginin Gazze halkına görünür olması, Hamas liderlerinin nerede ve nasıl yaşadığını bilmelerine rağmen halkın neden sessiz ve kayıtsız kaldığını sormak lazım. Koruyucu Hat Operasyonu sırasında ortaya çıkan resimler, Meşal ve Ebu Marzuk’un yaşadığı lüks hayat ile yoksul halkın yaşamı arasındaki tezadı ortaya çıkardı.
Buna rağmen bir Hamas liderinin içeriden eleştirilmesi oldukça az rastlanan bir durum. Filistin geleneğine göre liderler İsrail işgalinden yeterince çekiyorlar. Bu yüzden herkes lideri desteklemeli, direnmeli, savaşmalı ve ne yaparsa yapsın onu eleştirmemeli. Bu anlayışın sonucunda anketlere göre Gazze halkının %60’ı yolsuzluğu kınıyor ancak çok azı buna karşı bir şey yapıyor. Eleştirinin az olmasının bir diğer sebebi ise sonucunun çok ciddi olması. Koruyucu hat operasyonu sırasında yirmi kişi kısa bir yargılanmadan sonra düşman işbirlikçisi denerek sokak ortasında vurulmuştu. Söylemeye gerek yok işbirliklerinin nevi belli değildi.
Hamas karşıtı gösteri yapan Gazzeliler dövülmüş, vurulmuş ve bazen de öldürülmüştü. Filistin topraklarında yolsuzluk hala hakim.

**Makaleyi yazan Moşe Elad, Batı Gelile Koleji ve Galil Uluslararası Yönetim Okulu’nda okutman, Filistin ve terörizm konularında uzman.

kaynak: http://tabletmag.com/jewish-news-and-politics/186724/hamas-inc


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 387 other followers

%d bloggers like this: