Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » BM » Birleşmiş Milletler’in Gazze için açtığı soruşturma tamamen tek taraflı

Birleşmiş Milletler’in Gazze için açtığı soruşturma tamamen tek taraflı

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


The Star gazetesinin yorum bölümünde yayımlanan Kanada Dış İşleri Bakanlığı Eski Müşaviri Jason Reiskind tarafından 20 Ağustos 2014 Çarşamba günü kaleme alınan makalenin Türkçe tercümesini yayınlıyoruz .

 

un_human_rights_council_jpg_size_xxlarge_letterbox

Eğer Kanadalılara dünyada insan hakları ihlali en fazla olan ülkeyi sorarsanız size muhtemelen, tutuklu Falun Gong uygulayıcılarından canlı organ nakli yaptığı bildirilen ülke olan Çin diyeceklerdir.

Belki de, büyük bir suç kabul edilen eşcinselliğin recm ile cezalandırıldığı Suudi Arabistan ya da din özgürlüğünün büyük ölçüde kısıtlandığı, insanların tanrıya ve kutsal değerlere hakaret ettiği için ölüme mahkum edildiği Pakistan diyeceklerdir. Kanadalıların büyük bir kısmı bu ülkelerin BM İnsan Hakları Konseyi’nin üyesi olduğunu duyunca çok şaşıracaktır.

İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesinde dünyanın en öncü kurumu olarak hizmet etmekten ziyade, üye devletler ve müttefikleri tarafından işlenen ihlalleri ve onların üzerindeki dikkatleri saptırmak için kullanılan bir kurum haline getirildi.

Bu istismar kendini en çok konseyin önünde sürekli  gündem maddesi olarak duran, kınamak için bağırdığı tek ülke olan İsrail’e orantısız bir biçimde odaklanmasıyla kendini belli etti.

BM İnsan Hakları Konseyi, İsrail’i devamlı insan hakları ihlali yapan dünyanın en kötü ülkesi olarak  gösterme pahasına, İsrail’e karşı düşmanca kararlar almayı sürdürüyor.

Ortadoğu’daki tek liberal demokrasiye sahip ülke olan İsrail hakkkında diğer bazı ülkeleri eleştirmek için yapılan tüm özel oturumların sayısının %40’ından fazla oturum açıldı. Bu sayı İran, Kuzey Kore ve Suriye’nin toplamından fazladır. Bu gerçek, konseyin yargılamalarının kaynağınını oluşturan bulguların geçerliliği sorgulatıyor.

Ancak insan hakları şampiyonları Cezayir, Çin, Küba, Maldivler, Pakistan, Rusya, Suudi Arabistan, Venezüella ve İran tarafından desteklenen özel oturumda verilen kararlarda Gazze’deki mücadele ile ilgili insan hakları konseyi tarafından oluşturulan rapordan başka hiçbir şey soruşturma komisyonun daha faza ilgisini çekmedi. Oturuma kinayeli nefret söylemleri damgasını vurdu. Konsey başkanı birden çok ülkeyi, vahşi soykırım iddiaları ve Nazilerle İsrail’i karşılaştırdıkları için kınadı. Hamas’ın herhangi bir başvurusu olmadan konsey İsrail’i kınayan bir karar alıp, soruştuma açılmasına ve onu yönetecek bir komisyon kurulmasına karar verdi.

Herhangi meşru bir hukuk komisyonu savaş, terör durumu, sivillerin kasıtlı hedeflenmesi ve sivillerin canlı kalkan olarak kullanımı gibi noktaları göz önüne alacaktır. Dahası, Hamas’ın saldırganlığı ve savaş ihlalleri bu soruşturmanın merkezini oluşturacaktır.

Fakat komisyon uluslararası hukukun ihlal edildiğini araştırmak ve belgelemek yerine; ‘suç işlendi’ ‘yaygın ve sistematik ihlaller’ ‘ahlaksız yıkımlar’ gibi ifadeleri not alıp, gerçeklerden uzak ve taraflı bir soruşturma yapacağını göstermiştir.

Komisyon başkanı olarak William Schabas’ın seçimi, BM İnsan Hakları Konseyi ne kadar hatalı ve taraflı olduğunun başka bir göstergesidir. Schabas, soykırım konusunda uzmanlığa sahip bir saygın hukuk âlimi iken yaptığı daha önceki çalışmalarında defalarca İsrail’i kınadığı görülüyor. Schabas, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar için İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni yargılanması için çaba sarfetmiş,  “favori sanık (İsrail Başbakanı Benjamin) Netanyahu olacaktır.” söyleminde bulunmuştur.

Scbabas, bu komisyona katılımının, evrensel insan hakları nedeni ile soruşturmayı baltalayan kusurlu sürece katkıda bulunduğunu kabul etmelidir.  Ancak, onun açıkça belirttiği ‘tek taraflı adalet’ ile rahat olma iddiası ve bu sorgulamanın doğasında bariz olarak görünen çifte standart gibi ‘hayatın gerçeğidir’ Schabas’ın siyasetin ötesini göreceğinden, yasal adaletinin eksikliğinin farkına varıp, davadan çekileceğinden şüpheliyim

Bütün meslek hayatımı uluslararası hukuk kurumlarının güçlendirilmesi ile uluslararası hukukun ilerletilmesi için çalışmakla   geçirdim. BM İnsan Hakları Konseyi gibi çok taraflı kuruluşlar, daha güvenli ve daha adil bir dünya inşa etmek istiyorlarsa evrensel insani değerlerin savunulması ön planda olmalıdır.

Ne kadar acıdır ki, BM baştan önyargılı böyle bir komisyon kurarak soruşturmayı baltalamış; kleptokrasinin, diktatörlerin, terörist yandaşlarının ve iktidarını korumak için kendi insanlarını feda etmeye hazır liderlerin savunucusu durumuna gelmiş durumdadır. Halbuki BM her yöne, eşit, objektif ve hukuki bütünlüğü beklenmektedir. Schabas komisyonunun da böyle olması gerekirdi.

 

kaynak:thestar

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 384 other followers

%d bloggers like this: