Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » anti-semitizm » Türkiye anti semtizme karşı ne zaman devlet yaptırımı uygulayacak

Türkiye anti semtizme karşı ne zaman devlet yaptırımı uygulayacak

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


Louis Fishman tarafından kaleme alınan 23 temmuz günü  Haaretz gazetesi’nde yayımlanan makalenin Türkçe tercümesini sunuyoruz.

İsrail Konsolosluğunun önündeki otobüs durağı

İsrail Konsolosluğunun önündeki otobüs durağı

Son iki haftadır Türkiye’de antisemitizm yükselişe geçti. Birçok Türk vatandaşı İsrail’in Gazze’deki operasyonu sonrası bütün eleştirilerini ve suçlamalarını doğrudan Yahudilere yönelttiler.Bu trend sadece Türkiye’ye özgü olmasa bile Yahudilere yönelik nefret söylemi seviyesi,bu ülkede yaşayan 17,000 kişilik Yahudi cemaatinin geleceğini sorgulayan tehlikeli boyutlara ulaştı. Hatta hükümet yanlısı bazı medya kurumları Türkiye’deki Yahudilere karşı açık tehditlerde bulunmuştu ki bu bir tek sonuca yol açar: Türk hükümeti bu iç karartıcı durumdan büyük ölçüde sorumludur.

10 yıldır Türkiye’de iyi kötü yaşarken, Türk toplumunun çeşitliliğini ve Erdoğan’ın ilk görev yıllarında Türk toplumunun yeni özgürlüklerini keyifle izliyordum.

Bununla birlikte yıllardır insanların yorumları ve İslami basın, ekseriyetle marjinal olduğu için haklı olarak çok kabul görmese de bana buradaki gizli antisemitizmi hatırlattı. En kötü günlerde, Türklerin desteklediği Gazze Filosu’na İsrail’in yaptığı baskın ya da ikinci Lübnan savaşı sırasında bile bu hafta gördüğümüz gibi basın ve sosyal medya Hitler’i yaygın övgü ile karakterize etmemiş antisemitizm bu kadar aşırı patlamamıştı.

Akit gazetesinde yer alan bulmaca

Akit gazetesinde yer alan bulmaca

Bütün bunlara rağmen Türk Yahudileri ve Türk olmayan Yahudiler için hayat normale yakın bir şekilde devam etmiş,insanların içindeki önyargı açığa çıkmamış, caddelerde veya Yahudi cemaatinden insanların yaşadığı yerlerde bu kadar görünür olmamıştı.

Toplumda bu kadar açığa çıkan bu antisemitizmin, sadece bu hafta değil,geçen seneki Gezi protestolarında temelleri atılmıştı.Büyük bir kitle olan sivil toplum Türk hükümeti tarafından bastırılmıştı. İlk suçlu; “Uluslararası Yahudiler” ile bir tutulan “faiz lobisi” olarak adlandırılmıştı.Yahudi finansörler ve medya devlerini kastedilerek kullanılan bu terim Başbakan Erdoğan tarafından benimsenmişti .

Başbakanın dediğine göre, bu lobiler Türk ekonomisini parçalamayı ve hükümeti düşürmeyi hedefliyordu.Özellikle “Yahudi” kelimesini kullanmamaya özen göstermişti fakat bakanlarından bir tanesinin Gezi’nin arkasında uluslararası Yahudiler var demesi çok uzun zaman almadı.

Henüz üzerinden bir ay geçmeden Erdoğan’a göre ideal bir devlet başkanı olan Müslüman kardeşler lideri Muahmmed Mursi’ye karşı bir darbe gerçekleştirildi ve iktidardan indirildi. Sosyal medyada da Mursi’nin devrilmesi ve Mısır’daki katliamlarla ilgili bir çok tweet atılıyordu ve insanların bunu acayip bir şekilde bir Yahudi komplosu olarak görmelerine çok şaşırdım sanki protestocuları öldürenler Müslüman değil Yahudi’ydi.

Erdoğan da bu duruma kayıtsız kalmadıve İsrail’i Mısır’daki darbenin arkasında olmakla suçladı.Bunu da Fransız entellektüel Bernard-Henri Lévy’nin bir 2011’de Arap Baharı’nın tartışıldığı ve Knesset üyesi Tzipi Lİvni’nin de bulunduğu bir konferasta yapmış olduğu bir konuşmaya dayanarak yapıyordu. Ne kadar uydurma bir hikaye olsa da Erdoğan ve onun taraftarları buna inanmıştı.

Türkiye’deki antisemitizmin dönüm noktası ise, geçtiğimiz aralık ayında patlak veren yolsuzluk skandalı oldu.Hükümeti ve bakanları hedefleyen, Başbakan tarafından yargı darbesi girişimi olarak tanımlandı.Bu girişim; sadık müttefiki,kendi isteğiyle Amerika’da sürgünde yaşayan ve dünyanın birçok bölgesinde önemli takipçilere sahip bir dini lider olan Fethullah Gülen tarafından gerçekleştirildi.

Erdoğan tüm polisleri ve yargı yetkililerini, onun deyimiyle “paralel devlet” ile bağları olan herkesi tasfiye etmeye odaklanmışken , başbakan ve çevresindekilerin Gülen’in Gazze filosu sonrası takındığı tutumu, bu konuyla ilgili Türk hükümetine olan eleştirilerini hatırlaması zaman almamıştı.-onlara göre tabii ki bunun nedeni İsrail’in kanatları altında olmasıydı.

Böyle oluca da Erdoğan kendisine olan desteği canlı tutmak için bazı gruplarla birleşmeye ve onları ödüllendirmeye başladı.Bunların arasında marjinal ve antisemit yayınlar yapan gazeteler de vardı ve şimdi yöneten kitleye daha da yakınlaşmış oldular. Bütün bu olanlar Türkiye’nin politik kültüründe bir dönüşüme yol açtı ve aşırı kutuplaşma meydana geldi.geçtiğimiz sene boyunca Erdoğan rakiplerine karşı adeta ateş püskürüp onlara karşı kaba ve saldırgan bir dil kullandı.

Hiç şüphe yok ki bu kutuplaşma muhafazakar tabanı üzerinde çok etkili oldu- ama bu Türk toplumunun birçok şeye yabancılaşması pahasına oldu.

Onun bu eleştirilerine sadece “dünya Yahudileri’nin” maruz kaldığını söylemek yanlış olur.Gezi olaylarında protestocuların bir camiyi basmaları ve kutsallığını bozması gibi, dindar bir kadına aşağılayıcı hareketlerde bulunulduğuna dair haberler kanıtlanamamasına rağmen hükümet yanlısı gazetelerde birçok haber yer aldı ve Erdoğan’ın söylemlerinde hep tekrarlandı.Gülen hareketiyle araları bozulunca da Erdoğan’ın söylemleri yeni boyutlar eklenmiş oldu.Onlara karşı cadı avı ilan etti ve aynen şöyle dedi: “Sütün içine karışmış bu pis suyu gerekirse kaynatarak, gerekirse moleküllerine kadar tespit ederek sterilize edeceğiz.”

Türkiye’nin en büyük dini azınlıklığı olan Aleviler’den bir grup inançlarıyla ilgili Erdoğan’a karşıt bir durumda kaldıkları zaman, Erdoğan saldırgan bir şekilde onların Müslüman olarak inançlarını sorgulayan bir şekilde tutum alabiliyor.Ya da Gülencilerin Şiilerden beter, isyancı ve kötü niyetli olduklarını söyleyerek Türkiye’deki az sayıda bulunan Şiileri sinirledirebiliyor. Hatta, eski bakan Zafer Çağlayan da benzer bir şekilde Gülen Hareketi hakkında konuşurken bunu yapanın bir Yahudi,Şamanist veya Ateist olsa anlardım şeklinde ifadeleri (hainliklerinden bahsediyor) gibi Türkiye Hahambaşısı tarafından kınanan ağır konuşmalarda bulunabiliyor.

Ağustos ayında sandık başına gidecek ve ilk defa cumhurbaşkanını kendi seçecek olan Türkiye’de , Erdoğan’ın adaylardan biri olması ve bununla beraber toplumun kutuplaşması antisemitizmin büyümesi için uygun ortam yaratıyor.Unutmamalıyız ki, Hitler övgüsü, antisemitizm ve İsrail’e karşı protestolar bölünen toplumda birliği sağlıyor.

Geçtiğimiz 2 hafta boyunca Türk Yahudileri , cemaate ve hatta yabancı Yahudi turistlere karşı kaba tehditler içeren çirkin kampanyalardan birine şahit oldular. Yeni Akit gazetesinde bir yazar köşesinde, Yahudiler’in resmen İsrail’i kınamalarını talep etti yoksa Türkiye Rum cemaatinin 1955’te karşılaştığı gibi soykırımlarla karşı karşıya kalabileceklerini yazdı. Yine Yeni Akit gazetesinde, Hitler’in resmi bulunan bir bulmacada ‘’Seni arıyoruz’’ yazan bir slogan bulunuyordu. Çoğu Türk vatandaşı bunun karşısında şok oldu .Hükümet yanlısı bir kuruluş olan İHH ‘nın Başkanı Bülent Yıldırım’ın bir canlı yayında ‘’Eğer Türk Yahudi cemaati İsrail’in bu hareketine bir nokta koymazsa, çok kötü şeyler olacaktır’’. Türk Yahudilerine karşı muhtemel bir saldırıda ‘’kendi gençlerini’’ zaptetmenin giderek zorlaştığını anlattı.

Hükümet yanlısı Basında çıkanlar yetmezmiş gibi ,AKP milletvekili Şamil Tayyar Yahudilere itafen şöle bir tweet attı: ‘Soyunuz kurusun,Hitleriniz eksk olmasın. ‘ Dahası Erdoğan fanatiği belediye başkanı Melih Gökçek de Hitler’i öven tweetler atan şarkıcı Yıldız Tilbe’ye destek çıktı.

Bunları Erdoğan’ın seçim kampanyalarında yaptığı konuşmalarda İsrail’in barbarlıkta Hitler’i geçtiklerini söyledi.Burada yaşayan Yahudi vatandaşların İsrail ile bir tutulmaması gerektiğini de ekledi. “ İsrail’e karşı eleştirilerde Türkiye’deki Yahudi vatandaşlarının hedef alınmasını doğru bulmuyorum.Onlar bizim vatandaşımız.” Bu sözler, biraz geç olsa da Türkiye’deki Yahudileri rahatlattı fakat halen Hitler’i öven ve antisemit paylaşımlarda bulunan partisinin olan milletvekiline ve hükümet yanlısı medyada Yahudi Cemaati’ne tehdit oluşturanlara da bir kınama yayımlamadı.

Bu kara resmin aydınlık tarafı ise; sosyal medya; anti semit söylemlerin tavan yaptığı bir alan olmakla beraber , birçok kişi ve özellikle merkez medyada yazan Türk köşe yazarları tarafından antisemitizmin kınandığını gösterdi.Fakat, burası ne kadar güvenli bir yer olarak gözükse de birçok Yahudi aile ülkeden gitme zamanı geldiğini düşünmeye başladı, tıpkı son 10 yılda bazı ailelerin yaptığı gibi. Eğer kalırlarsa kendi psikolojik ve fiziksel döngülerinde hayata tutunmaya çalışarak,ya da bir çok kişinin onları düşman olarak gördüğü gerçeğini görmezden gelerek yaşamayı seçmiş olacaklar.

 

New York Şehir Üniversitesi Brooklyn College’da öğretim üyeliği yapan Fishman,   çalışmalarını daha çok Türkçe, Arapça ve İbranice kaynaklar üzerinden gerçekleştiriyor. Hayatını ABD, İsrail ve Türkiye arasında sürdüren ve Türkiye’deki çeşitli üniversitelerde ders veren Fishman, İsrail-Filistin Sorunu ve Türkiye-İsrail ilişkileri hakkında makeleler kaleme alıyor.  yazara http://louisfishman.blogspot.com adresinden ulaşılabilir.

 

kaynak:haaretz

Advertisements

1 Comment

  1. Adem Yener says:

    YAŞASIN BÜYÜK İSRAEL VE ONA HİZMET EDENLER.Çok zor bir süreçten geçiyoruz etrafımız sahte dostlarla dolu.Şuan facebook umu kapattım İSRAEL dostluk grubunda bazı siteyi kuran ve benzerleri tarafından hem özelde hem grup içinde tehtit,küfür ve aşağılayıcı cümleler kullanılarak uzaklaşmaya zorlandım.Bu kin nefret ne şuan ben ve ailem uzak bir yerler de truzim in olduğu bir bölgede saklanıyoruz.İnsanlıktan nasibini almamış bu kişiler insan olamaz başka ne söyleye bilirim ki

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 384 other followers

%d bloggers like this: