Türkiye'deki İsrail Temsilcilikleri Resmi Blogu

Home » 118 İsrail » Sıradışı yazar Etgar Keret’ın “Tanımlanamaz” Tel Aviv’i

Sıradışı yazar Etgar Keret’ın “Tanımlanamaz” Tel Aviv’i

Categories

Arşıv

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.


İsrailli ünlü yazar Etgar Keret’in Taraf gazetesinden Suzan Demir’in sorularını yanıtladığı  bu röportajı aşağıda bulabilirsiniz.

Etgar Keret kitaplarının PR 'ını değişik şekillerde yapıyor.

Etgar Keret kitaplarının tanıtımınıını değişik şekillerde yapıyor.

Türkiye’de de oldukça tanınan ve son dönemde Orta Doğu’nun en ünlü yazarlarından Etgar Keret’e Tel Aviv’i sorduk. Yanıt olarak ise “Tanımlanamaz” cevabını aldık. Sıradışı bir yazar olan Keret’in gözünden Tel Aviv, dünyanın en muhteşem şehri değil ama yazmak için ideal…

Etgar Keret, Türkiyeli okurların yakından takip ettiği bir yazar. Nev-i şahsına münhasır bu yazar, yazdığı gerçeküstü ya da bazen gerçeğin en minimal hâlindeki kısa öyküleriyle bizi derdest eden bir anlatıma sahip. Keret’i bu sayımızda Beni Bir Yere Götür köşesine konuk ettik. Ama formatımızı biraz değiştirdik. İsrailli yazara sadece doğup büyüdüğü Tel Aviv’i sormadık, son kitabı Yedi Güzel Yıl ’da geçen sürekli yaptığı seyahatleri, Tel Aviv’de ilham aldığı yerleri, kitabını neden İsrail’de yayımlatmadığını… Keret’in anlatımıyla Tel Aviv: “Her sokağında bir Sinagog bulunacak kadar gelenekçi ve dinine düşkün ama aynı zamanda partileri ve gay dostu bir şehir olmasıyla tüm dünyaya nam salmış” bir yer. İşte sıradışı bir yazarın gözünden Tel Aviv…

Size göre Tel Aviv’i anlatacak en güzel kelime hangisidir? Ve neden o kelime şehri en iyi anlatır?

“Tanımlanamaz.” Tel Aviv öyle renkli ki, hakkında söylenebilecek her şeyin aksini de iddia etmek mümkün. Bir yandan oldukça büyük ve kültürsanat açısından renkli bir şehir, tıpkı New York gibi; öte yandan -ya da aynı zamanda- tüm sakinlerin birbirini tanıdığı bir köy misali, insanların samimi, içli dışlı olabildiği bir yer. Her sokağında bir Sinagog bulunacak kadar gelenekçi ve dinine düşkün ama aynı zamanda partileri ve gay dostu bir şehir olmasıyla tüm dünyaya nam salmış. Bölgedeki siyasî çatışmalardan izole gibi görünür, öyle ki kimileri bazen buradan “Baloncuk” diye bahseder, öte yandan buradaki herkes, sevdiği birini ya savaşta ya da bir terör saldırısında kaybetmiştir. Ve mucizevi bir biçimde, İsrail’in diğer şehirlerinden farklı olarak, bütün bu karşıtlıkları çatışma ya da saldırı olmaksızın içerir; Orta Doğu gibi şiddetle yüklü bir coğrafi bölgede yaşayan tüm barış yandaşlarına umut ve ilham verebilecek bir nitelik bu. Tel Aviv’in sol kanat liberal nüfusunun bu denli büyük olmasına şaşmamalı.
etgar keret post card

Yazarların hep hikâyelerini yarattıkları bir cafe, mekân ya da şehrin bir bölgesi, yani ilham aldıkları bir yer vardır. Size de böyle ilham veren bir yer var mı Tel Aviv’de?

Tel Aviv’in en sevdiğim yeri plajıdır. Türlü insanı birarada görebilirsiniz burada: Zenginler, yoksullar, Araplar, Yahudiler, askerler ve barış aktivistleri, üzerlerindekileri kıyafetleri çıkarıp sade, yaftalardan yoksun bireyler hâline gelir. Medeniyetten uzak, gerçek bir mola noktasıdır burası ve Tel Aviv şehrinin can damarlarından biridir. Burada muhasebecilerle temizlik görevlilerinin yan yana sandviç yiyerek, güneşlenerek işlerine dönmeden önce öğle molalarını değerlendirdiklerini görmek mümkün.

Gerek yazım ve yaratım sürecinde gerekse öykülerinizde yaşadığınız kente ne kadar yer veriyorsunuz?

Tel Aviv yaşamak için dünyanın en harika şehirlerinden biri değil belki, ancak yazmak için ideal bir yer. Farklı insanları birarada barındırması hem uyuşmazlıkların hem de zıt kutuplar arasında beklenmedik birlikteliklerin doğmasına yol açıyor. Çatışma ve empati, iyi bir öykü kurgulamak için gerekli temel unsurlardır. Yaşam sükûnet ve huzur ile akarken varoluşsal korkularla yüz yüze gelmek, tipik Tel Aviv havasının bir parçası ve buna, benim de çoğu öykümde rastlamak mümkün.

Bir yazar olarak birçok ülkeyi dolaşıyorsunuz. Son kitabınızda da gezilerinizden sıkça bahsediyorsunuz. “Şu ülkede yaşasaydım, öykülerimi yazmam için kimsenin kapıyı aniden vurup kafama silah dayaması gerekmezdi” dediğiniz bir kent oldu mu?

Tayland’ı çok seviyorum. Ağabeyim son 10 yıldır orada, Trat adında bir şehirde yaşıyor. Trat, bana kalırsa, Tel Aviv’in tam tersi; ayak bastığınız anda bütün gerginliğinizi atıyorsunuz ve geleceğinize gölgeler düşüren şeylerin yol açtığı korkular ortadan kayboluveriyor. ABD’nin orta batısındaki küçük yerleri de seviyorum; Iowa City mesela; buralarda sabah gazetenizi elinize aldığınızda terör ya da askeri saldırı haberleriyle değil, lastik fiyatlarına gelen zam ya da yerel futbol takımının zaferiyle ilgili şeyler okuyorsunuz.

Peki, “Hemen İsrail’e dönmeliyim” dedirtecek kadar nefret ettiğiniz bir yer oldu mu şimdiye kadar gittikleriniz arasında?

Bombay, Los Angeles gibi insanı bunaltan, kalabalık şehirlerde ya da oldukça sıkıcı denebilecek Cenevre ve Brüksel’de de bu duyguya kapıldım.

Türkiye’de çıkan son kitabınız Yedi Güzel Yıl’da sürekli uçaklarda geçen seyahatlerinizden bahsediyorsunuz. Ama sürekli Tel Aviv’e dönme telaşı içerisindesiniz öykülerinizde. Tel Aviv’e özlem hissediliyor bu telaşınızdan, doğru mu?

Seyahat hakkında hayaller kurmama yol açacak denli uzun süreler boyunca evde kalan, sonra da uçağa biner binmez ev özlemi çekmeye başlayanlardanım.

Tel Aviv sizin doğup büyüdüğünüz yer. Ama aileniz oraya çok uzaklardan geldi. Bu anlamda doğup büyüdüğünüz yerde köklerinizin olmayışı ya da bir coğrafyadaki “kökler” sizin için ne anlam ifade ediyor?

Annem ve babam İkinci Dünya Savaşı sırasında hem evlerini hem de kendi ailelerinin çoğu ferdini kaybetti. Büyükanne ve büyükbabamı tanımamış, annemle babamın yetiştiği evleri görmemiş olmak benim için büyük bir kayıp. Ailemde benden önce var olmuş veya benden sonra var olacak bir şeylerin olduğunu bilme duygusu benim için sadece kültürel ya da manevi açıdan mümkün ama diğer yönlerden fazlasıyla eksik.

Polonya’da sizin adınıza bir sanatçının yaptığı minik bir ev var. O kentteki evinizi anlatır mısınız?

“Gerçek” anlamda bir ev değil de, sembolik bir ev burası. Öykülerimin ebatlarında bir ev inşa etmek isteyen Polonyalı bir mimarın eseri: Minimalist ama tamamen işlevsel, hiçbir eksiği yok. Dünyanın en dar evi fikri ona aitti. Büyükannem ve büyükbabamın, dayımın öldürüldüğü şehir olan Varşova’da inşa edilmiş olması annem için büyük önem taşıyor: Nazilerin, ailesini ve soyismini şehirden silemediğini gösteriyor.

GERÇEKLER BİR GÜN KAPINIZI ÇALIVERİR

İsrail, hem bulunduğu coğrafi konum itibariyle hem de Filistin meselesiyle birlikte savaşın uzun yıllar hüküm sürdüğü bir yer. Hem gündelik yaşamın hem de bu durumun yaşandığı bir kentin insanı olarak, bu durumun yaşamınıza etkisi nasıl oluyor?

İnsanlar çoğu zaman kendi muhitlerinin dışındaki yerlerde olan biteni görmeye yanaşmaz. Hayatın ne denli şiddet dolu ve adaletsiz olduğu düşünülürse, bu anlaşılır, insani bir davranış. Ama bu her zaman işe yaramıyor, çünkü buraya düşen bir füze ya da bomba, şiddetin ve adaletsizliğin bu ülkenin manzarasının bir parçası olduğunu anımsatır; değiştirmeye ya da görmezden gelmeye çabalamak başınızı kuma gömmenizi gerektirir ve günün birinde, gerçekler gelip kapınızı çalıverir.

Trende rastladığım birine anlatmayı tercih ettim

Yedi Güzel Yıl kişisel hayatınızla çok fazla ilintili ve İsrail’de yayımlanmadı. Neden böyle bir şey yapma gereği duydunuz?

Kapı komşunuzla paylaşmaktansa trende rastladığınız bir yabancıya anlatmayı tercih edeceğiniz bazı mahrem gerçekler vardır. Sırf onlardan bahsetme biçimimi beğenmedikleri için aile fertlerim hakkındaki fikirlerini değiştirebilecek birilerinin olması ihtimali yüzünden burada yayımlatmak istemedim. Ders verdiğim üniversitede birilerinin gelip kitabı beğendiklerini ama babamla ilgili kısımları sıkıcı bulduklarını ya da kitabı okuduktan sonra karımla boşanmamız gerektiğine kanaat getirdiklerini söylemelerini istemedim. Bu kitabın başka ülkelerde yayımlanmasının avantajı en mahrem sırlarımı paylaştığım kişilerin aynı zamanda her sabah ekmek ve süt satın almak zorunda olduğum insanlar olmaması.

kaynak: taraf gazetesi

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Join 382 other followers

%d bloggers like this: